'Özel gün' Kategorisi Arşivi»

Kadirin değil, Kadir Gecesi

Bugün irticai faaliyetlere katılma gibi planlarım var. Bugün Kadirin gecesi değil. Kadir gecesi! Sıra Geceleri değil. Sınav gecesi. Bugün yaptığın her doğru öğrencilik hayatında sana  katsayı olarak geri dönecek.  Kandiller bir yana, Kadir gecesi bir yana.   Bugün inananlar kadar, Ti’ ye alanlarında homurdandığı bir gün.  Bugün tüm Yurtta laikliğe aykırı odakların tavan yaptığı gece. Vampir avcısı hesabı, sağda sol da laiklik adına  ava cıkan kanallar ramazan girdimi irticanın kralını yapıp o minare, bu minare gezip desibel rekorları kırarlardı. Kadir Gecesinin  hürmeti suyuna merak ettiğim bir husus var. Kanal D, Star TV, Show TV ne oldu da iftar vakti artık ezan okumuyor? Borsa haberleri gibi alt yazı gecer oldular. Bu kanallar değilmiydi Ramazan Bayramı ismini Şeker bayramı ilan eden, bitimin de  vur patlasın, çal oynasın Bayram Eğlencesi adı altında yüzlerini gösteren! Eskiden ben ufakken idrak edemiyorum diye mi Ramazanlar bir farklıydı, yoksa hakikaten dedikleri doğru mu? Eski Ramazanlar kalmadı mı? İki Allah Bir peygamber dediğin de  O’ cu Bu’ cu olduğun, Sunun adamı,  soroscu, işbirlikçi  diye etiketlendiğin, siyasetin din’e karıştığı, ideolojilerin inanç ile yarıstığı! bir zaman cetveli için de; Kadir Geceniz, Kadir’ lere rağmen  Mübarek olsun

Ramazan geldi ya


Ramazan geldi ya! Din enflasyonu tavan yapar.  Tefe tüfe hikaye, irtica şahane… İrtica tüm kanallar da hortlar. En çok da irtica’ dan çok ceken, zırt pırt bu ülke İran mı oluyor sorusunu soran, kamu alan da, hastane de kapalı hatun arayan  Aydın Doğan medyası yapar. Bir bakmıssın Eyüp Sultan’ ın minaresinden sayın seyirciler demiş,  bir bakmıssın Sultan Ahmet’ in kenarından köşesinden canlı bağlantı yapmış. Göbeğini kaşıyan, bidon kafalılar bu ‘ay’ da popüler olur.  Onlarla yatılır, onlarla kalkılır. 70 milyon olarak masalarına misafir oluruz.

Hocamm bikini ile denize girsem orucum bozulur mu? cinsel ilişkiyle orucumu acsam caiz midir? sakız çiğnesem olmaz mı? Oruc tutulacak zaman çok değilmi gibi soruların cevaplarına  karşı medyatik hocalar bulunulur.  Damara göre şerbet verilir.  Aynı kanallar Ramazan ayı bittiği zaman. OoOohh be dermişcesine, Ramazan Eğlencesi adı altında Tv’ lerin de vur patlasın çal oynasın eğlenirler. Akabin de oluşacak olan bayramın isminide Ramazan bayramı değil de Şeker bayramı derler.

E o zaman diyecek bir şey yok. Hoşgeldin Ya Şehr-i Ramazan. Şerefler getirdin.  Bu ayın rağmeti, bereketi üzerimize olur inşallah…

İp üstünde yaşamak

İnsanların, en güvende hissettikleri evlerinin, en büyük düşmanları, olabileceğini farkettikleri gün.  Bugün Ağustos‘ un 17′ si ya, çok cıkar unutmayalım diyen.  Şiir’ ler falan. Mum yakmalar. Bugün dua’lar göğe yükselir. Birileri  tv’ ye çıkar, anısını anlatır.  Bugün  17 Ağustos ya… Arkadaş grupları toplanır. İlk muhabetleri  ne biçim sallanmıstık demeler olur. Bugün her bir kanal’ da deprem bilimcileri izleriz,  İstanbul’ un başına gelmesi muhtemel marmara depremini oturur tartısırız.  Yok üç kaldı , bilemedin beş. Her an kapında. Eyy İstanbul’ lu kefeni hazırla. Bugün  çok sosyal mesaj dinleriz. Deprem öldürmez, bina öldürür hesabı. Sakarya’ nın bir Veli Göçer’ i varsa, İstanbul’ un kaç Göçer’ i vardır? gibi mantık sorularıyla karsı karsıya geliriz. Bugün hükümeti topa tutma günüdür. Ne oldu onca verilen vergiler. Neden iyileştirmeler yapılmıyor? On yıldır toplanan vergiler yoksa bütceyemi gidiyor?  deme günüdür…Bugün alakalı, alakasız herkesin höykürme günüdür. Çok değil; takvimler 18′ i gösterince her birimiz meşguliyetlerimize dönüveririz. Milletce en büyük özelliğimiz olan vurdumduymazlığımız ön plana çıkar. Ne yapalım milletce biz böyleyiz.

Anneler günü saçmalığı

Daha dikkat çekici bir başlık bulamazdım herhalde. Anne dir. Hayatın öznesidir. O her şey’dir. Gönülden bağlısındır. Annelersiz bir hayat düşünülemez.  Gel gelelim;  google  anti 14 şubat yazınca ilk sıralarda ortaya çıkan benden, anneler günü için de farksız bir şey beklenemezdi.  Anneler günü ülkemizde 1950 li yıllardan bu yana mayısın 2. haftasında kutlanılan Popilist, tüketim toplumunun diktası olarak ortaya çıkmış günlerden biridir. Anneler günü, babalar günü, sevgililer günü, kadınlar günü hadi cümbür cemaat alısveriş merkezlerine çekmenin bir taktiği olarak ortaya çıkmış özel günlerdir.! Anneler günü yaklasınca diğer tüketim günlerinde olduğu gibi reklam furyaları alır başını gider.  Bu reklamlara bakılınca annesine tek taş ve pırlanta alamayanların hayırsız evlat olarak ilan edileceği bir gün olsa gerek.  Yapman gerekiyor, hediye alman lazım. Şayet almazsan kötü kaka cocuk olursun imajı yüklenilmiş gibi her anneler gününde hediye alma telaşı yükselir insanın üzerinde. Ula dersin ne alacağım… Özelikle bir erkek evladı için anneye hediye almak çok zordur. Her sene tekrarlanan bu olay yüzünden aklına hep aynı tarife gelir. ”MUTFAK” Her sene zorunlu bir şekilde tekrarladığın için yoğurt yapma makinesinden, kulucka makinesine kadar ne varsa alırsın. Böylece hayatını hep başka birileri yönlendirmiş olur. Koyun misali. Herkes yapıyor benim de yapmam lazım. Yoksa beni dışlarlar  bıdı bıdısı… Aman sonra kırılır çatırdar, patlar duygusu. Halbuki sorun burada yatmakdadır. İnsanların  hassasiyetleri üzerinden ticari gün ilan etme… Halbuki bizim ne güzel dini bayramlarımız vardır. Sabahın köründe kalkıp elini yüzünü yıkar. Abdestini alır cami ye gidersin. Dönüşün de seni bekleyen güzel bir kahvaltı vardır. O gün senede zar zor gördüğün, yüzünü unuttuğun akrabaların hortlar. Madem bir gün icat edilecek ise katoliklerin icat edip, tüm dünyaya yaydıkları bu popilist olaylardan vazgeçip… Yuzyıllardan beri kutladığımız dini bayramlarımızda  ufak tefek hediyeler versek  daha içten ve anlamlı olmaz mı?