Benden | Kayhanovic


'Benden' Kategorisi ArÅŸivi»

Gitti gidiyorum

2006 yılının Haziran ayına denk gelen blog maceram bu gidiÅŸle son bulacak gibi. Eskiden sadece blog vardı. Oldukca zevk alırdım. Gece, gündüz buradaydım. Her gün yeni bir ÅŸeyler öğrenmek, araÅŸtırmak, ,incelemek hoÅŸuma gidiyordu. Ee dile kolay onca senenin ardından bir ÅŸeye karar vermek kolay olmuyor. Zaten gelenekci bir adamım. Eski alıskanlıklardan kolay, kolay kopan biri deÄŸilimdir. Gel gelelim artık blog konusuna eskisi gibi sıcak bakmıyorum. Kendimle alakalı bir ÅŸey paylasamaz hale geldim.  Eskiden twitter, facebook, friendfeed, tumblr vs gibi yerler yoktu. Biz de bölündük ey halkım. Nereye bakacağımı ÅŸaşırmış durumdayım. Yazmış, emek vermiÅŸ olduÄŸum edebi deÄŸeri yüksek (: yazıların uçacak olması ne üzücü bir durum. Evladımı kesiyorum sanki. Şöyle bir bakıyorum da hakikaten iyi bir blogum var abisi… Neyse arabesk yapacak deÄŸilim. 5 gün içinde hizmet bedelini yatırmaz isem, çocuÄŸu bir daha göremezsin de demeyeceÄŸim…  Bil ki burası kendini imha edecektir. (hep bu lafı kullanmak istemiÅŸimdir.). Ahh kapitalist Dünya. Senden ne beklenirdi ki… FotoÄŸrafımı bilogumda, yıllar sonra ekledim ki ne kadar ciddi olduÄŸum ortaya çıksın (Papyonum yamuk olsa da En ciddi olduÄŸum foto budur  sanki :)  Haydi bakalım uÄŸurlar olsun…

Pierre Dukan diyeti

Blog konusunda 6. yıla emin adımlarla ilerleye durayım asla ama asla bir diyet tarzı bir yazı yazdığımı hatırlamıyorum. Hani iÅŸim olmaz. Tarzım deÄŸil.  Aslına bakarsan ben doÄŸru dürüst bir diyet yapabilecek biride deÄŸilim ki gelip anlatayım. Neyse bir hayrım dokunsun bari. Öyle uzun, uzun anlatacak deÄŸilim. Her ÅŸey ÅŸurada elime geçen bir kitabı okumamla baÅŸladı (Bknz) Dikkatini çekerim 12 önce elime almışım kitabı. Aklıma yattı denedim.  Sevmem öyle 2 dilim ile baÅŸlayan, kayısı ile devam edip, salata ile biten diyetleri. Hayata kaç defa geleceÄŸim. Ben yemeyeceÄŸim de kim yiyecek! Neyse arkadaÅŸ üstteki fotoÄŸrafı koydum ki diyetimin nasıl olduÄŸunu anlayasın. Bu diyette rahatsız edici bir durum vardı o da insanların bana bakması.  Kısa ve öz. sabahları rafada 2 yumurta (: öğlen sınırsız, et yada tavuk yada balık. AkÅŸam sınırsız et yada tavuk yada balık. Haa bir de sınırsız ÅŸekersiz cola… Benim gibi adama bu denir mi. Åžekil A da gördüğün gibi canına okudum. Midenin almadığı noktaya kadar yedim. Ertesi gün 1.5 kilo vererek iÅŸe baÅŸladım. Åžaka gibiydi. Nereye gitti la bunlar dememe neden olan bir diyetin başında duruyordum. Protein karşısında vücut kılıcları çekiyor. Ortaya çıkan meydan muharebesinde olan yaÄŸlara oluyor. Anlayacağın yaÄŸ gövdeyi götürüyor.  Şaka gibi ama gerçek olan bir ÅŸey söylemek gerekirse;ÅŸu an 12 gün de 6 kiloya yakın gitti. Reçete verecek halim yok. Al kitabı oku! Ha bir de dışarıda yediÄŸim  döner, tavuk, balık konusuna gelince! gittiÄŸim mekanda bana yaÄŸsız, tuzsuz ver bebem diyecek halim yok. Anlayacağın yedim bolozlama. Ona raÄŸmen verdik. Bir de uysam ne olacaktı Allah Kerim…

İşin güzel tarafı : Hayatım boyunca yemediğim kadar et, tavuk yedim. Eski kıyafetlerime artık rahatca giriyorum.

İşin kötü tarafı: Ben bu kadar yemeğe para veren adam değildim. Evet tuzlu bir diyet programı.

Açmıyım: Evet

 

 

Şeytanım uçukladı

Namazı 4 rekata indirdim. Yatsıyı kılmıyorum. AÅŸtım yani ben ! O esnada bir ÅŸeyler oluyor. Bir bakmışım ki gecenin bir vakti olmuÅŸ, vücudum yataÄŸa gömülmüş. Yastıkta bir o yana, bir bu yana dönerken kendi kendimle konuÅŸuyorum. OÄŸlum yatsı! Kalk kıl. Kapa çeneni diyor uyumaya devam ediyorum. Yatsıyı hiç mi kılmıyorum? Hayır efendim ara da tabi ki de kılıyorum ama o esna da bile kendimle mücadele veriyorum. Daha seccadeyi önüme koyduÄŸumda sünnetleri kılma, uzun… Farzı kıl yeter diyor, daha elimi kulaklarıma götürmeden kafamı iki yana sallayıp 1-0 maÄŸlup baÅŸlıyorum. O esna da Åžeytanıma çalım atıp süratli bir ÅŸekil de kaleye doÄŸru giderken dua arasında esnemeye baÅŸlıyor, secdedeyken arkamdan faul yapılmış bir ÅŸekil de yere düşüyorum! Acaba ben hangi rekattayım sorusu aklıma geliyor. Bir yandan dua okurken, bir yandan  bunları düşünmek inan ki çok zor bir durumdayım. Aa yeter lan bir s.tir git başımdan demek istesem de biliyorsun ki ne yeri ne de zamanı. İşin ilginç tarafı bu olay beni ne sabah yakalıyor ne de öğlen. Yatsı gelince bana bir haller oluyor. Bir istemsizlik, bir mutsuzluk. At oÄŸlum dışarı kendini havalarındayım. Firavn-u ÅŸahsiyet makam-ı ÅŸeytanım. Makam-ı firavniyet ÅŸahs-i ÅŸeytan’ım.  Sevgili kankam!  farkındayım zoruna gidiyor ama ortaklığımızı bozalı baya oldu. Ne yüzsüz bir adamsın sen! Düş yakamdan artık. İşin gücün yok mu senin? Git biraz da baÅŸkasıyla uÄŸraÅŸ. Hep muhalif, hep muhalifsin. Bu kadar strese nasıl dayanıyorsun anlamıyorum. Farkında mısın beni yoruyorsun. Biraz da olumlu ol. BaÅŸkalarının hayatlarına karşı saygın olsun. Masum yüzlü Dallas entrikaları. Rotası ÅŸaÅŸmış kaptan misali. Noel baba kılıklı ayyaÅŸ!  O eski halimden eser yok ÅŸimdi, ızıdırap için de yorgunum ÅŸimdi. Anlatabiliyor muyum ? İdare edemem anne, idare edemem anne misali. MaÄŸdurum ben maÄŸdur. MaÄŸdurum ben maÄŸdur.

Akşam Oldu Yanıyor

Åžindik beem aglım baÅŸga yerde, yüreem baÅŸga yerde… La ben aha burdayım ya!  ondan oliy eccük gıı

Zaman kavramının mukaddes sebebi

Hoş geldin, hoş eyledin mübarek Ramazan

Severim Eyüp Sultanı. Özelikle de her yılbası günü oraya giderim. İster inan, ister inanma yeni yıl için orada ettiğim tüm duaların gerçekleştiğine inanırım. Bundan sonra her yılbaşı yatsı namazında beni orada görebilirsin yavrucum.  Gecen Cumartesi Sabah Namazı için 3-5 elemanla oraya gittik. Cami ağzına kadar doluydu. Sanırsın teravih. Özellikle de Namaz bittikten sonra milletin türbe önünde bekleyişi, imamın cami içinden dua edişi ve milletin dışarıda amin deyişi görülmeye değerdi. Ramazan ayında sahurlu sabah namazları gibi düşüncelerim bulunmakta. Fatih, Süleymaniye, Sultanahmet, Selimiye ne de güzel camilerimiz var. Ramazan da fotoğraf çekmek çok zevkli. Güzel enstantaneler yakalayacağıma inanıyorum. Pusuya yatmak lazım.

Takas

Elimde ayıptır söylemesi bir kamera var. 2006 yılında aldım.   O yıllarda bir merakla aldığım bu makinayı çok aktif bir şekilde kullandığım söylenemez. Avuç içi kamerasıdır. Dönemin en ufaklarından. HD ye yakın bir görüntü sağlar. Çekmiş olduğum ilk videoyu televizyon da izlediğim an oha çekmişliğim mevcuttur.  Kendileri fotoğraf da çeker. Artistik videolar, efekler falan da yapar.  Benim kameram diye söylemiyorum ama gerekirse havadaki molekülleri bile çeker. Yüksek sosyeteden olduğum için, o yıllarda internet hızını pek düşünemeyen ben, bunu alıp webcam yapmıstım.  Güya çok net bir görüntü sağlayacaktım! Kime sağlayacaksam!  Her neyse satmakdan ziyade takas için kullanmak istiyorum. Ben kullanmıyorum, yer kaplıyor. Evet gıcık kaptım. Öyle bir ton para veripte kullanmadığım aleti görünce kıllanıyorum. Sana şutlamak istiyorum. Var mısın Takasa. Neyin var dökül bakalım (:

bknz: Canon MVX 200 Mini DV

Eski bir alışkanlık

Eskiden uA forum‘ da bir ÅŸeylere kızar atar tutardım. Bu atıp tutmalarım sınır tanımazdı. Bazen Fenerbahçe’ li baÅŸbakandan girer, İstanbul valisinden çıkardım. Kah kendimce haklıydım, kah haksız. Sonuçta gençliÄŸin verdiÄŸi ateÅŸ ve sanaldan bana bir bok olmaz duygusu beni fiÅŸeklerdi. Dilin kemiÄŸi yok hesabı. Baktım ki bu iÅŸler böyle olmuyor. SaÄŸdan, soldan tanıdığım insanlar kamu malına! zarar vermekten dolayı evden alınıyor, sorguya çekiliyordu… O yıllar da  kendi kendime savunma mekanizma mı oluÅŸturmuÅŸtum.   Madem kendimi frenleyemiyorum bazı konularda o zaman kontra atak oynayıp defansımı boÅŸ bırakacağıma orta sahayı kalabalık tutup top çevirmeliydim. Kızdığım bir konu olduÄŸunda yorum kısmına aÄŸzıma geleni yazar, asla geri vites yapmazdım. Bazen o yazı alt alta satırlar boyunca dizelenirdi. Son noktayı koyduktan sonra yorumu gönder butonu yerine saÄŸ üstteki çarpı iÅŸaretine basar sayfayı kapatırdım. Böylece kendimi tatmin etmiÅŸ olurdum. Bu olayı çok öncelerinden keÅŸfetmem blog konusunda beni bir adım önde götürüyordu. Karşımdaki bana göre gerizekalıysa bunu ona anlatmak için kıçımı yırtmak, ondan cevap beklemek yerine çarpı iÅŸareti beni bir çok polemikten kurtarmıştır. Hani diyorum. Senelerdir baÅŸarıyla uyguladığım bir yöntemi bazen kullanman senin için iyi olabilir. Ha her zaman yapıyor muyum tabi ki de hayır ama etkili bir yöntem olduÄŸu konusunda iddia ediyorum.

Tellerim söküldü sizlere ömür

Telli, telli, telli şu telli turnam dırım dırım halleri içindeyim. 1.5 seneyi aşkındır ağzımın içine etmiş olan sarmaşıklardan kurtulmuş bulunmaktayım. Özgürlük böyle bir şey olsa gerek diyeceğim ama işin bir de öbür tarafı var.İki-üç saatlik bir sevinçten sonra duygusal boşluğa düştüm. Kendimi yalnız hissettim. Her zaman benimle olan bir parçamı bugün kaybettim.  Üzülsem mi, sevinsem mi?! Öyle deme! iyi günüm de, kötü günüm de her daim benimleydi. Böyle karışık duygular içindeyim. Manyak mıyım neyim!

Sözlendim

Vallah billah. Yemin ettik falan böyle. Evet buda oldu. 2008 ekim ayında attığımız tohum yeÅŸermeye baÅŸladı. Hani zamanında burada demiÅŸim ”Bir aÅŸk filizlendi geliÅŸinleAlbatros kuÅŸu misali kondum baÅŸucuna. Ayın karanlığında sakladığım düşlerimi sen de buldum. Seni gördüğüm ilk andan itibaren dünyamın baÅŸkenti oldun. Sevme eylemimi seninle özdeÅŸleÅŸtiriyorum. Gönül verdiÄŸim takımın renkleri gibi sardım seni boynuma. Artık geri dönüşü yok. YaÄŸmurda, camurda. iyi gün de kötü gün de her daim seninle…  İyi ki varsın bebeÄŸim. İyi ki benimlesin.