'Yazılar' Kategorisi Arşivi»

Ateşle Oynayan Kız

Bu aralar içinde kız olan romanlara fena sarmış durumundayım. Varsa kızlı, mızlı bir şey söyleyin hemen okuyacağım. Ejderha dövmeli kız dan sonra serinin ikinci kitabı olan Ateşle oynayan kızı da bitirmiş bulunmaktayım. Şimdi pusuya yatmış bir şekilde, romanın son serisi Arı kovanına tekme atan kızı beklemekteyim. Türkçeye cevrilmedi. O derece gündemi yakinen takip ediyorum. Birbiriyle çok alakalı olmasa da ilkini okumadan, ikincisini okumayacaksın. Hatta benim gibi son seriyi bekleyeceksin. Ben ne diyorsam itaat et. Öyle bir yer de bitti ki arkası yarın hesabı, mini pembe dizi kuşağı…  Lisbeth Salander’ e hayranlığım, bu romanla birlikte kat be kat artmış bulunmakta. Fotografik hafızalı, üstün zekalı, 9 dovmeli, sosyopat, biseksuel hacker. anorksik görünümlüdür ama aşmış boks yapar. cılgın motor kullanır harika kılık degıstırır. polisten , otoriteden ve ozellikle psikologlardan nefret eder. 1.50 boyunda olmasına rağmen, 2.05 lik bir azmana kafa tutacak kadar da hanım ağa’ dır.  Kadınların boyun eğdirilmesi, kötüye kullanılması ve kadınlara şiddet uygulanmasına ayar olur. Kendisine karşı yapılan bir kötülüğü asla unutmaz. İntikamını er ya da geç alır. Kuru, çirkin ama müthiş bir cazibesi vardır. Boş zamanlarında fermat’ nin son teoremini çözmeye çalışır. Kuru ve çelimsiz bir vücudu olduğundan, küçükken itilip kakıldığından dolayı  dışarıya karşı öz güveni yoktur.  Bu yüzden estetik bile yaptırır. Gel gelelim kişilik karakter olarak insanı büyüleyen bir yapısı vardır. Bu kitap da Salanderi çok daha iyi tanıyoruz.

İlk roman da olduğu gibi, Ateşle Oynayan Kızında filmi bulunmakta. Ne yaptık? Tabi ki de izledik. İlk romanın sinema versiyonu gibi bu da pek sarmadı nedense.  Belkide Orucun etkisi olsa gerek. Belkide olmasa gerek. Bir gerçek var! O da Salander karakteri romanda ki havasından pek bir uzakta.

Adnan Polat İstifa

Misimovic, İnsua geldi ortalık süt liman oldu. Göz boyama taktikleri.  1-2 hafta önce ki rezil mağlubiyet unutuldu. Karpaty olayı yalan oldu.  Bugüne kadar tv lere çıkıp hesap vermeyen başkan, transferler olunca boy göstermeye başladı. Daha dün gibi hatırlıyorum! Fenerbahçe elimizden stoch’u alınca, tvlere  çıkıp çemkirmişti. Öyle bir izlenim bırakmıştı ki duyan da Fenere misilleme yapacağız sanıyordu. Aslında günü kurtarmaya çalışıyordu. Hele bir Haldun Üstünel olayı var ki rezillik diz boyu. Ben de dahil herkeste oluşan kanı bizans oyunları fikriydi. Başkan sonraları çıktı tv lere birşey yapacakları yok, yıldız oyuncu yerine yıldız adayı bulmak lazım dedi. Galatasaray önce oyuncularını satacak sonra alacak. İmkanımız neye yetiyorsa bıdı bıdı… Başkan ve çalışanı Adnan Sezgin ellerini neye attıysalar çürüttüler. Baktılar bu iş olmuyor paldır, küldür ilk başta yapacakları transferleri, son ana sıkıştırdılar. Şimdi kurtarıcı diye bekliyorlar. Bu zihniyet aynı olayı daha önceleri de yaptı. Aldıkları kaleci ş.ligi ön elemesinde oynamadı. Çünkü hazır değildi. Ne oldu? Elendik. Stoperimiz yok iken  Meira yı  elden çıkardık. Ne yaptık? Kewell gibi bir adamı stoper oynatmak zorunda kaldık. Gecen sezon neredeyse 2. sezon tek basına forvet oynayan, hırsıyla sağa olsa sataşan, taraftarın sevgilisi bana göre Galatasaray’ın en iyi adamı olan   Keita yı sattık.  Çıktık tv lere bu işden nasıl kar ettiğimizi anlattık. Adamlar Serdar Özkanı yolluyor yerine Quaresma alıyor. Biz Serdar özkanı alıp, Keitayı yolluyoruz! Bu nasıl bir mantıkdır. Biri çıkıp bana anlatsın. Pino gibi kapalı kutu adamların göstereceği performansa bakar olduk.  Elano yu satabilmek için uefa maçlarında oynatmadık. Sakat ayağı yaptık. BU işi de elimize yüzümüze bulastırdık. Şimdi kurtarıcı diye O na da sarılırız. Aynen Kewell satmak için kırk takla atıp, şimdileri kahramanım diye yollarını gözlemlemek gibi… Hele ki bir Prekazi olayı var ki sorma(bknz). 3 maymunu oynuyorlar. Görmedim, konuşmadım, işitmedim. Hoca basın açıklamasını flemence yapmayıp, herkesin daha iyi anlayabilmesi için İngilizce yapması pek bir manidardı!  Uğur’un Ankaragücüne satılıp, sağ bekimizin olmayışı, stoper olan Ali Turan’ ı orada oynatmak zorunda kalışımız ve uefa dan elenmemiz, yıllardır süre gelen kaleci sorunumuza el atılmayışı, Orta saha da ve stoper mevkinde sorunlar yaşamamıza rağmen yeterli transfer yapılamaması. Sezona yarım yamalak başlamamız. Son anda göstermelik transferler. Yeni stadımız şöyle olacak, böyle olacak gibi söylemlerle göz boyamalar. Aslantepe ye gideceğimiz bu dönemlerde yapılan, yürütülen bu yönetim şekli bana tuhaf geliyor. Adnan Polat bana göre bir dediği bir dediğini tutmayan, Galatasaray kulübünün gelmiş geçmiş en kötü başkanlarından biridir. Tüm yönetimi ile beraber tez elden gitmesi dileğiyle.  Bu zihniyet ile gelen başarının tamamen tesadüfi olacağına inanmaktayım.

Evet mi Hayır mı?

Hay başlayacağım Evet-inize, Hayır-ınıza. Olayı Erkan Yolaç’ ın evet hayır programına çevirdiniz.  Bir pazarımız var içine ettiniz. Çağ dışı yöntemlerle sokaklarda bas bas bağırmanın, araçlarla konvoylar yapmanın anlamı ne kardeşim? Bunlar adamı zorla terörist yapar. Şeytan diyor; yat pusuya  al eline bir tane RPG, tam ortasından şişle. Sonra huzur içinde yatmanın planlarını yap. Evin önünden her 10 dakikada bir evet evet evet evet evet, hayır,hayır,hayır,hayır,hayır,hayır,hayır cinnet durumları.  Bir de aptal aptal müzikler ki sorma. Hem gürültü kirliliği, hem de cevre kirliliği yaratıyorlar. Bir de sansın yok ise kapının önünde çöreklenip volume artırıyorlar. Bunlar harbiden terbiyesiz. Önüme gazete atsan, kulağımı çınlatsan, tv leri gözüme soksan da farketmes. Fikrim de, zikrim de bir. Değiştiremezsin. Boşuna kıçını yırtma, bırak da bir pazar gününü huzur içinde geçireyim e bire zındık.