Hayata guzellik veren ruhtur. Ruh gidince cansız bedeni altınlara, hediyelere boğsan ne yazar. Bu ruh kiralıktır. Beden, işin çürük tarafıdır. Ruha eziyet etmek, hor davranmak bedeni düsünüp nefse gore hareket etmek hem terbiyesizlik, hem de emanete hiyanettir. Hafta başı vefat etmiş olan Büyükbabamın cansız bedenine dokunup, bir süre bakınca! ruhun önemini çok daha iyi kavradım. O ruhtu guzeli, kötüyü veren. O ruhtu duyguları pekiştiren. O gidince geriye soğuk, cansız, tüm güzelliği kaybolmuş, çürümeye mahkum bir beden kalıyor. Şöförü olmayan milyarlık arabanın, bacası tütmeyen evin, hiç bir önemi yok. Bedenim belli ki bir araç. Belli ki beni idare eden bir şöför var. Şöför gidince araç hurdaya çıkıyor. Bağlar, bahçeler Büyükbabama kalmadı ki çocuklarına kalsın. Ne oldu şimdi? Toprak oldun. ”Sizi Toprakdan yarattık” Ayetini duydun ya. Demek ki Allah senden toprak olmanı istiyor. Alçal, daha alçal, mütevazi ol. Ne varsa aşağıda var hesabı zamanı gelince Ruh anında zincirlerini kırıyor, bedeni ise toprağa yolluyor. Belli ki her şey başa dönüyor… Farkın damısın? O’na dönüyorsun. Saat tersine işliyor…
'Yazılar' Kategorisi Arşivi»
Ruh bedene esir
Basın acıklaması
Evet nerede kameralar o tarafa bakacağım? Önce frendfeedi kapadım. Akabinde facebook’u kapadım. Hemen ardından twitterimi(özel hariç) kapadım. Dedim ki; hepimiz madem koyunuz! o zaman ben, koyunlar içinde benekli olanım. Her yere üye olmak, her yer de ayrı, ayrı mesaj yazmak inan ki adamı yoruyor. Sanki bir bokmusum gibi insan bir zamandan sonra kendini kasıyor. Sanki millet toplanmış benden ileti bekliyor. Hele arkadaş listem ne kadar coksa hani egolarım tatmin olacak duygusu yok mu! Adamı öldürür… İnternet yararlı bir şey ama o kadar bencilce kullanıyoruz ki hakikaten işin gılkı çıkıyor. Halbuki hayatta çok daha değerli şeyler var. Bazen neti acıyorum inan ki ne yapacağımı bilmiyorum. Öyle mal gibi bakıyorum boş, boş ekrana. Msn de hep aynı kişileri görmekden midem bulandı. Asosyal biri olmak istemiyorum.Gerekirse gemileri yakarım. Eskisi gibi internet ile aram iyi değil. Yani anlayacağın yokum ben orada, burada… Bufalo sürüsü gibi koşmuyorum, deli dana gibi her şeye atlamıyorum. Ben aslında süpermen ile ironman karısımı bir şeyim. Ben var ya ben aslında…
Agora-İskenderiyeli Hypatia
”İskenderiyeli Hypatia” Tek sucu erkeklerin dunyasında Kadın Olmaktı. Belki de o tarihin görmüş olduğu en güçlü kadınların başında geliyordu. MS 4.yy’da yaşamış, çoğu kaynağa göre de bilim tarihinin ilk önemli kadın bilimcisi. Kadınların erkeklerle eşit olmadığı bir dönemde yaşamış olan İskenderiyeli Hypatia Tarih, coğrafya, astronomi, matematik, geometri, din, felsefe gibi alanlar da kafayı tırtlatan, tarihin tozlu yapraklarında böyle güçlü bir kadının yasadığını bilmek heyecan verici bir durum. Başrolünü Rachel Weisz oynadığı son zamanlarda ispanyadan cıkma bomba filimlerden biri… Şayet bu filmi holivud yapsa idi inanınki bilbordlardan aşağıya inmezdi.



