
Blog konusunda 6. yıla emin adımlarla ilerleye durayım asla ama asla bir diyet tarzı bir yazı yazdığımı hatırlamıyorum. Hani işim olmaz. Tarzım değil. Aslına bakarsan ben doğru dürüst bir diyet yapabilecek biride değilim ki gelip anlatayım. Neyse bir hayrım dokunsun bari. Öyle uzun, uzun anlatacak değilim. Her şey şurada elime geçen bir kitabı okumamla başladı (Bknz) Dikkatini çekerim 12 önce elime almışım kitabı. Aklıma yattı denedim. Sevmem öyle 2 dilim ile başlayan, kayısı ile devam edip, salata ile biten diyetleri. Hayata kaç defa geleceğim. Ben yemeyeceğim de kim yiyecek! Neyse arkadaş üstteki fotoğrafı koydum ki diyetimin nasıl olduğunu anlayasın. Bu diyette rahatsız edici bir durum vardı o da insanların bana bakması. Kısa ve öz. sabahları rafada 2 yumurta (: öğlen sınırsız, et yada tavuk yada balık. Akşam sınırsız et yada tavuk yada balık. Haa bir de sınırsız şekersiz cola… Benim gibi adama bu denir mi. Şekil A da gördüğün gibi canına okudum. Midenin almadığı noktaya kadar yedim. Ertesi gün 1.5 kilo vererek işe başladım. Şaka gibiydi. Nereye gitti la bunlar dememe neden olan bir diyetin başında duruyordum. Protein karşısında vücut kılıcları çekiyor. Ortaya çıkan meydan muharebesinde olan yağlara oluyor. Anlayacağın yağ gövdeyi götürüyor. Şaka gibi ama gerçek olan bir şey söylemek gerekirse;şu an 12 gün de 6 kiloya yakın gitti. Reçete verecek halim yok. Al kitabı oku! Ha bir de dışarıda yediğim döner, tavuk, balık konusuna gelince! gittiğim mekanda bana yağsız, tuzsuz ver bebem diyecek halim yok. Anlayacağın yedim bolozlama. Ona rağmen verdik. Bir de uysam ne olacaktı Allah Kerim…
İşin güzel tarafı : Hayatım boyunca yemediğim kadar et, tavuk yedim. Eski kıyafetlerime artık rahatca giriyorum.
İşin kötü tarafı: Ben bu kadar yemeğe para veren adam değildim. Evet tuzlu bir diyet programı.
Açmıyım: Evet