2011 Mart | Kayhanovic - Part 3


Mart, 2011 Ayının ArÅŸivi»

Eski headercıklarım

Baştan belirteyim geç açılabilir ! Blog hayatıma ilk başladığım zaman, kullanmış olduğum headercıklarım. Tuhaf, tuhaf farklı olmak ilgimi çekiyordu o dönemler. Uzun bir süre kullanmış olduğum Galata figürlü bu flash en sevdiklerimdendi. Orada uçan kuşa saatlerce boş, boş baktığımı bilirem. (uuvvv)

———-

 

Ooo bak bu bomba. Aslında bana göre bomba. Çok severdim bunu. Bir karizması falan olduğuna inanırdım. Siyah temalardan şaşmazdım. Siyah bir temada ay parçası gibi insanı kitliyordu. Buna da aylarca bakmışımdır. Bir aralar sabahlara kadar blog, blog gezerdim. Gel gelelim bu konu hakkında bir yazı yayınladıktan sonra elimi ayağımı çektim En azından o şaşalı manyak günleri geride bıraktım. Neyse headerın böyük hali için ( bakbii )

———-

Özgürlük adı altında ördüğümüz duvarlarımız var.

Nasıl kötü bir duygu dimi! Özgürlüğünün elinden alınması! Zorla illaki benim dediÄŸim olacak baskısı! SevdiÄŸin, inandığın bir olayda tanımadığın bir güç dur bakalım demesi! Zoruna gitti dimi özeline girilmesi. Hadi itiraf et. Sinirinden aÄŸlayacak gibi oldun. EtmediÄŸin küfür kalmadı. Bugüne kadar yaptıklarınamı yanasın, yoksa yapacaklarınamı… Peki pes ediyormusun. Etmem yılmam diyorsun uÄŸrunda emek verdiÄŸin bir olay için bir keçi gibi diki dikine gidiyorsun. İllegal yolları denemeye calısıyorsun.  Şaka gibi dimi. Mantığın almıyor. Bir grup kiÅŸinin yaptığı bir ÅŸey yüzünden sizlerinde mimlenmesi. Hepinizin aynı kategoride olması. Halbuki sen dürüstsün dimi? Kaliteli birisin. Bu dünya da bende varım diyorsun. Birisi geliyor özeline comak sokuyor. Sana zorla yaptırımlarda bulunuyor. Karşı çıkıncada ee ne yapalım yasak kardeÅŸim diyor.  Bu zamanda, 2011′ in Türkiyesinde böyle yaptırımların olması, özgürlüğün kısıtlanması çok ayıp çook diyorsun. Hemen Hukuk sistemimizi tartışıyor neden kurunun yanında yaÅŸta yanıyor misali  çemkiriyor-sun..  Ne kadar kötü bir duygu dimi…

EÄŸri oturup doÄŸru konuÅŸalım. Hani blogspot kapandı ya, ÅŸimdi etrafta bir sürü gremlinler gibi özgürlük cılgınları türedi. O cılgınlar kendilerini biliyor. Vay efendim sansürlendik. Bu caÄŸda böyle zihniyet olurmuymuÅŸ. Zorla dediklerini yaptırıyolarmış. İstediÄŸimiz gibi hareket edemeyecekmiymiÅŸiz bıdı bıdısı… Åžimdi bir düşün bakalım. Sırf okumak için bin bir türlü tilkilikler yapanları. Kılıktan, kılığa girenleri. İnançları uÄŸruna  2. plana düşenleri.  Bu zamanda İnsanların dış görünüşüyle eleÅŸtirildiÄŸi bir olayı düşün. Okumak için gittiÄŸi okulunda yan gözle bakıldığını… Kapıdan girerken peruk, sapka ertesi gün acaba ne yapacağım deyiÅŸini. Sırf kıyafetinden dolayı düşüncelerine önem verilmeyenleri.  Onlarında içinde kaliteli olanları var.  Biri böyle yapıyor diye hepsini yargılamak!    Ha ne dersin bu duruma?  Özgürlük sadece sana mı? Yoksa bana dokunmayan yılan bin yaÅŸasın hesabı mı? Nedir senin özgürlük anlayışın? Biloguma dokunma derken bir yandan başörtüme dokunma diyenlere hasiee oradan diyenlerden-misin? Nesin sen? İşine gelince FaÅŸiÅŸt, gelmeyine güvercin kuÅŸu musun? Yanar döner insanların olduÄŸu bir Dünya’ da herkes kendine göre tarifini yapar. BaÅŸkası önemsizdir kendine bakar. Birazcık çıkar için Dünya’yı yıkar. İşimize nasıl gelir O’dur Özgürlük.