Tanrının doğumgünü
Adı Burak Özdemir olan bir Reklamcı günlerden bir gün Tanrı‘ ya kafayı takıyor. Tanrı’ nın imajını deÄŸiÅŸtirmek adlı bir proje hazırlıyor. Bununla ilgili bir kiÅŸi elemana bir mail atıyor. ”Biri beni mi çağırdı” Bu projeye katkıda bulunmak, sizinle çalışmak isterim… Neyse bunlar randevulaşıyorlar. Burak kendisine gizemli mail atan kiÅŸiyi ÅŸirkete çağırıyor. Böyle uçuk bir projeye kim destek olabilir misali merakı an be an artıyor. Neyse eleman en sonunda mail atan gizemli kiÅŸiyi tanır. Uzun boylu, yakısıklı, kendinden emin biri karsısında durmaktadır. Yeryüzünde iÅŸler iyi gitmiyor, insanlar huzursuz ve artık imajın deÄŸiÅŸmesi lazım hesabı kartını bırakıp elemanın yanından ayrılıyor. Bizim reklamcı patronuna olayı anlattığı zaman, patronu olacak insan kiÅŸisi faiÅŸ bir fiat çek, başından sav gitsin diyor. Bizim eleman mail atarak sizinle çalısırım ama haftalık ÅŸudur, budur diyip ne de olsa kabul etmez misali baya saÄŸlam bir para çekiyor. Gel zaman git zaman cevap geliyor. Üstelik paranın yarısı bankaya yatmış bir ÅŸekilde! Bu çılgının kim olduÄŸunu ve niyetinin ne kadar ciddi olduÄŸunu gören elemanın ÅŸaÅŸkınlığı bir kat daha artıyor. Olaylar zinciri bu saaten sonra baÅŸlıyor. Eleman bir gün msn de takılırken Dona(Tanrı) isimli bir kiÅŸi elemanın msn’ ine katılıyor. Elaman ne yani ÅŸaka mı hesabı gırgıra alıyor. Bir tek kendisinin bilebileceÄŸi ÅŸeyleri Dona söyleyince bu kiÅŸinin Tanrı olduÄŸuna kanaat getiriyor. Burak sorar: Nasıl olur da Tanrı insanla chatleÅŸir? Dona cevap verir: Musa ile çalılıklar üzerinden konuÅŸmustum, seninle de internetten yazışıyorum. Bunda ÅŸaşılacak bir ÅŸey yok cevabını alır. Bundan sonra İslam konusunda derin bir muhabbet baÅŸlıyor. Ayetler yer, yer tefsir ediliyor. Felsefenin en uç noktalarında geziliniyor. Tanrı olduÄŸu ileri sürülen Dona ve Burak  kanka misali konuÅŸmayı derinleÅŸtirirler. Burak ne sorsa, Dona‘ nın illaki bir tatminkar cevabı vardır.  Kitap da ne yalan söyleyeyim o kadar felsefe ve iyi niyet kılıfları içinde söylenmiÅŸ sözler var ki katılmamak elde deÄŸil.
Mesela google arama motoruna Hz Muhammedi’ n ismi ile Bin ladin i yazdıgında Bin Ladin’in daha çok cıktığını, İslamiyetin kirli oyunlarla terör ile eÅŸ anlama getirildiÄŸini anlatmak ve anlamak için, Dünya’ nın güncel olaylarına ben bile aklım el verdiÄŸince bir cevap verebiliyorken(Bknz) Dona’ nın gelmesine gerek yoktu. Bunun gibi herkes tarafından uygun görülebilecek, evet ya denilebilecek engin düşüncelerin olduÄŸu söylemlere katılmadım desem yalan olur. Gel gelelim iÅŸin bir de öbür tarafı var. Bu kitabı okurken bir çok insan okuma böyle ÅŸeyler dese de kitabı bitirdim.  Uçuk, kaçık, genellikle doÄŸu felsefesini savunan bugüne kadar öğretilen tüm İslam kurallarını ters düz eden bir Dona ve Burak Özdemir anlayışı gördüm. O kadar iyi niyetle! söylenmiÅŸ sözler vardı ki insan bir an için etkilenmemesi içten bile deÄŸil. Belki de bu kitabın amacı da bu kanalı iyi kullanmak olsa gerek. Sonuçta Tanrının imajını deÄŸiÅŸtirelim kapağına uygun bir anlatım ÅŸekli olmuÅŸ. Biraz özet geçmek olursa;
- Namaz yanlıs kılınıyor misali aslında Namazın bir meditasyon olduğunu dile getiriyor. O esnada anlatım şekli öyle bir havadaydıki aklıma açıkcası tütsüleri, yogaları getirmişti.
- Duaların olmadığına, Kur’an da olan ayetlerin aslında ÅŸiir tadında olduÄŸunu, sürekli tekrarlamanın bir ÅŸeyi ifade etmediÄŸini… Önemli olan insanın kendisini içten ve samimi sözlerle ifade edebilmesidir. Böylece Namazı meditasyona benzeten Dona ve Burak Özdemir oradan Duaları yok sayarak sanki tam bir hindu inancını iÅŸaret edermiÅŸcesine bir anlam çıkıveriyordu. İç huzur kalbin temiz ise namaza ne gerek var misali gibi bir ÅŸey anladım…
- Ölümden sonra hayatın var olduÄŸunu ama ahiret inancının tam olarak olmadığı, reekarnasyon ile ölüp, ölüp diriltileceÄŸimizi söylemektedir. İspat olarak Kur’ an da ki ayetleri kendince cevirip reekarnasyona baÄŸlamıştır. Yazarımız en can alıcı noktalarda olduÄŸu gibi buradada doÄŸu felsefesinden etkilenerek Budizmi akıllara getirmektedir. Güya o bölgede bir çok reenkarnasyon’ un olduÄŸunu dile getirmektedir.
- Kurban bayramı olmasın, yerine hediyeler verilsin.Akan kanlar islama kötü imaj bırakıyor. Ben bunu emrederken o zamanın sartlarından bahsetmişim adı altında ne hikmetse yine olayı budizme bağlıyor.
- Örtünmenin aslında olmadığını dile getirirken nazik bir uslupla bunun özgürlük olduğunu ve saygı duyulması gerektiğini dile getiriyor.
- Tövbe ederken aslında Allah’ın affetmediÄŸini, insanın kendi, kendini affetmesi gerektiÄŸini dile getiriyor.
- İslam alimleri yerine Uzakdoğu bilginlerini tercih edip aslında onların daha bilgili olduğunu dile getiriyor. İslamcılara gerici diyor.
- Büyük OrtadoÄŸu projesinden, Laiklikden, Kürt meselesi, ermeni meselesinden, Türk ceza kanunlarından bahsederek aslında verilen mesajların sanki sadece Türkiye’ de ki müslümanlara verilmiÅŸ gibi algılatıyor.
- Hilafeti kaldırdığı için M. Kemal’ in İslam düşmanı olmadığı olsa olsa İslam dostu olabileceÄŸini anlatıyor. Kemalistlerin arasına saf deÄŸiÅŸtiren gericilerin girdiÄŸini iddia ediyor. Böylece Allah’ ın da laik olduÄŸu anlasılıyor.
- Cennet ve Cehennemi anlatırken kafa bulandırıp aslında herkesin kendi cehennemini yasadığını dile getiriyor. Ruh’un daralması vs. havale geçirmeler, kendini sıkmalar. Mutsuzluk misali…
- Fatih e laf atıp, ne zaman Fatih de yasayanlar sembol şeylerden vazgeçerse, Nişantaşı halkı da dine bir o kadar yakınlaşır gibi ilginç bir laf söyleyip benden bir vuvuzela hakkediyor.
- Hz Muhammedi çok merak eden Burak’a, Dona msn den bir dosya paylaşır. O kiÅŸi peygamberin suretidir…
- İsa’ nın doÄŸduÄŸunu su an ABD vatandaşı olduÄŸunu dile getiriyor. Papa ya gidip istifaya davet edecek. Tek din’in Kur’an olduÄŸunu ilan edecek.
Şaka maka 600 küsür sayfayı okuyup bitirdim. Aha da bu üstekiler kitapdan çıkardığım sonuçtur.  Bana göre bombayı kuşanıp, masum sivilleri öldüren insanlar kadar, bu tür kitaplar yazıp insanların beynini sulandıran insanlar aynı oranda İslama zarar vermektedir.
Anlayacağın Allah Burak Özdemir‘e röportaj vermiÅŸ.
































Gül
2 Oca 2011 ~ 03:27
Benden de sizi bir vuvuzela
vuu vuu ..Bu kadar büyütmeye gerek yok Burak Özdemir in anlatım şekli buymuş.İslama zarar verip vermediğini şuan kimse idda edemez.Hele ki tanrı inancı olmayan biri bu kitabı okuyup tanrıya inanıyorsa eger kim bilir belkide yararlı birşey yapmıştır.Seri halinde vampirlerde yaşıyor hatta bir çoğu hristiyan olabiliyor.Eminimki papa bir türk olsaydı Şu zihniyetle bütün o seksi vampirleri afaroz ederdi.Vampirlerin olduguna ne kadar inanıyorsanız tanrının msn üzerinden yazar arkadaşla konuştuguna da o derece inanmak lazım.Ben kendisini bu yüksek cesaretinden dolayı tebrik ediyorum.