Agora-İskenderiyeli Hypatia
”İskenderiyeli Hypatia” Tek sucu erkeklerin dunyasında Kadın Olmaktı. Belki de o tarihin görmüş olduÄŸu en güçlü kadınların başında geliyordu. MS 4.yy’da yaÅŸamış, çoÄŸu kaynaÄŸa göre de bilim tarihinin ilk önemli kadın bilimcisi. Kadınların erkeklerle eÅŸit olmadığı bir dönemde yaÅŸamış olan İskenderiyeli Hypatia Tarih, coÄŸrafya, astronomi, matematik, geometri, din, felsefe gibi alanlar da kafayı tırtlatan, tarihin tozlu yapraklarında böyle güçlü bir kadının yasadığını bilmek heyecan verici bir durum. BaÅŸrolünü Rachel Weisz oynadığı son zamanlarda ispanyadan cıkma bomba filimlerden biri… Åžayet bu filmi holivud yapsa idi inanınki bilbordlardan aÅŸağıya inmezdi.
Hypatia nın yaÅŸadığı dönemi düşünürsek kadınların cocuk doÄŸurmakdan baska bir halta yaramadığı yıllar da Hypatia binlerce öğrenciye İskenderiye Kütüphanesi nde ders veriyordu.Normal de erkeklerin yapması gereken bilmi Hypatianın yapması günü gelince Hrıstiyanların gözüne batacaktı. Öyle bir dönemden bahsediyoruz ki dünyanın yuvarlak olup olmadığı tartısılıyor. Roma İmparatorluÄŸu koruması altındaki İskenderiye Hellenistik Dönemin son kısımlarınını yasıyor. O dönem cereyan eden  dinler arası çatısmayı, acımasızlığı görünce dinin insanlar üzerindeki müthiÅŸ etkisini fark etmemek elde deÄŸil., Sanki tarih gözümün önünde seyir halinde…Hristiyanlığın yeni yeni canlandığı bir dönemde üstelik bir kadının önderliÄŸinde öğretilen bilim bilim deÄŸildir. İnfaz kacınılmazdır. Özellikle final sahnesiyle beni yerden yere vurmuÅŸtur. Oyunculuk, kurgu, senaryo beni mest etmiÅŸtir.
Hypatia 1700 yıl öncesinde öldürülmesine rağmen günümüz de kadın halen bir hiç uğruna öldürülüyor, eziyet görüyor, tecavüze ediliyor. Pek değişen bir şey olmamış gibi.































Yukie
25 Mar 2010 ~ 11:18
Açıkçası günümüzde, kadın-erkek eşitliği çok yanlış yerlerde olur yada en gerekli yerdede eşitlik olmuyor.
Örnek vermek gerekirse; (heryerde aynı şey yaşanmamaktadır, fakat yinede belirtmek gerekirse)
“Sen kadınsın, evlisin..” diye yardım vakıflarından para alamayan sürülerce kadın gördüm. EÅŸitlik yoktu…
Boynundaki ve kollarındaki altınların ağırlığından ağrılar çeken kadına, yeşil-kart diye hitap edilen sağlık ve sosyal yardım verildi. Ancak ordaki 5-10 dönümlük tarla sahibi olan çiftçiye verilmedi. Yine eşitlik yoktu.
Sabahtandır devlet resmi dairesinde işini görmek için bekleyen erkekler beklerken, bayanlar öğlen ortasında gelip hemen işlerinin görüldüğü olmuştur.
En çok gördüğüm ise; gerek bankada, gerek devlet kurum ve memurluklarında, bayana özel aşırı lüks bir ulaşım saÄŸlanmakta, fakat diÄŸer erkek personelleri yaya bırakıldığını gördüm. Bahaneside hazırdı, araçta yer kalmamış… (4 kiÅŸilik Ford Focus otomobilde 2 bayan (şöför hariç) arkaya oturur, ön-yan koltuk boÅŸtur. Bu ÅŸekilde özel olarak evden alınır ve evden getirilir. Ancak aracın yakıtına verilecek ücreti servislere verseler, tüm kurumu aynı ücretle evinin civarlarından alabilirlerdi. Çünkü günde <> ye ne hikmetse 70TL lik yakıt masrafı çıkıyordu.)
Yukie
25 Mar 2010 ~ 11:20
Bu güne kadar 5km mesafeye günde 70tl yakıt harcayan hiç otomobil görmemiÅŸtim…