Türk Okçuluğu

Osmanlı döneminde okculuğa çok önem verilmiş. O kadar önem verilmiş ki Fetih sonrasında ilk namazın kılındığı yere okcular tekkesi kurulmuş.Öyle bir millet düşünün ki Okçuluk konusunda bilinen tüm rekorları alt, üst etmiş,  Tüm dünyayı bu konuda kendine hayran bırakmış. Türk yayı ve Türk okçusu zırh delebildiği için zamanın atom bombasını ellerinde bulunduruyorlarmış. Ateşli silahların keşfedilmesine rağmen bu savaş sanatımızı, spor dalı olarak devam ettirmiş okçuluk hobimizi bırakmamışız.  Hatta adına Okmeydanı, Nişantaşı gibi isim vermemize rağmen malesef günümüzde ata sporumuz unutulmaya yüz tutmuş. Düşünebiliyormusun koca ülkede Geleneksel Türk yayı, ata sporunu yapanların sayısı malesef 20-30 kişi ile sınırlı…



Bundan 2-3 hafta önce Okçuluğa merak sardım. Araştırdıkca merakım daha da arttı. Fatih Sultan Mehmetin Okcular Tekkesini kurarken feyz aldığı, Peygamberimizin at vakkas at! Anam, Babam sana feda olsun dediği, Yaşarken cennet ile müjdelenen Sad bin ebu vakkasın hayatını okuyup, Peygamberimin Okçuluk konusunda birden fazla sarf ettiği sözlerini görüpte tüm ecdadımın ok ve yay ilişkisini hayal ettikce Geleneksel Türk okculuğuna  sempatim dahada arttı.


İlk etapta internetten bunu nasıl öğrenebileceğim konusunda arastırma yaptım. Bir forumda Bayrampaşa stadında ders veren beden öğretmeni yanılmıyorsam okculuk fedarasyonu ile bir bağlantısı yada hoca olduğuna inandığım Metin isminde birini aradım. Bana Cumartesi günleri öğretebileceğini hatta bir kaç foto getirirsen lisans işlemlerinide başlatmış olur, istersen yarısmalara katılır, istersen hobi olarak öğrenirsin dedi. Yalnız ben İngiliz okculuğunu öğrenmek istemiyor  demir yığını ilgimi çekmiyordu. Alt tarafı ok atmak için o vidasını, somunu takmak işime gelmedi.  Ben daha cok bildiğin geleneksel okculuğa merak sarmıstım. Araştırmaya devam ederken Kemankeşleri buldum. Kendileri ile konustukdan sonra Üsküdar Mado da Avukat Adnan Mehel ile bulustum. Allah razı olsun çok içten bir şekilde yaklastı. Bana Türk Ok ve Yayı hakkında bilgi verdi. Kendilerinin hoca olmadığı, bize kimse öğretmediği için gelenek tam ölmeden öğretebilecek kişiler aradıklarını mutluluk duyacaklarını söyledi. Böylece Geleneksel Türk okculuğu maceram başlamış oldu. Gectiğimiz hafta Ömerli tarafında At çiftliğindeydik. Bendeniz Kepaze çalışmaları yapıyor, paso Çile çekiyorum. Belki Robin Hood olup elmaları şişleyemem ama iyi bir atıcı olup Robin Hoodun ta kendisini şişleyebilirim…

Not: Eskiden Okcular Tekkede atışlara başlamadan önce aylarca eğitimden geçer yayın ipini çekerlermiş. Bu duruma kepaze denir. Cekilen ipe ise çile denir. Anlayacağın Cile çekip Kepaze oluyorlar…

Oha dediğim olay: Baknız

PAYLAŞ:
  • Facebook
  • Google Bookmarks
  • Add to favorites
  • email
  • Live
  • MSN Reporter
  • MySpace
  • RSS
  • Technorati
  • Twitter
Kategoriler: Benden, Yazılar
Etiketler: , , , , ,
Toplam Okunma Sayısı 678 | Bugün Okunma Sayısı 0
Konu Yayınlanma Tarihi: 17 Şubat 2010, 21:29
Yazıya Yapılan Yorumlar İçin RSS


3 Yorum Yapılmış

  1. 1

    BüYüKGüZeL
    18 Şub 2010 ~ 00:12

    Türk Okçuluğu ilgi çekici.. Bu konuda uzman olan bir arkadaşım var, baklalım bende ondan kaptığım kadarıyla birşeyler yapmaya çalışıyorum.. Türk Dünyası’ndan gelen öğrenci arkadaşlarımız bu konuda çok iyiler. Hatta İstanbul’da da bildiğim kadarıyla zaman zaman antremanlarlar yapıyorlar..

  2. 2

    tt
    26 Şub 2010 ~ 18:10

    kayhan abi bizde katılabilirmiyiz derslere ne gerekli bunun için?

  3. 3

    kayhanovic
    27 Şub 2010 ~ 11:48

    Buradan sana yardımcı olurlar.

Yorum Yazın