Şubat, 2010 Ayının Arşivi»

İlk formam

1995-1996 donemine ait olup, Galatasarayın parçalı formasıdır. Tüm paramı biriktirip Beyoğlu Galatasaray Kulüp binasından satın almıştım. Şimdileri o günü hatırladımda ne kadar mutlu olmustum. Ağzım kulaklarımda gezer, formamla beraber yatardım.Bu formayı çocuklarım için saklayacağım. Şayet babası gibi Galatasaray’a gönül verdiyse  onu  için  hazine değerinde olacaktır. Yok Galatasaray nekine salla gitsin derse sıradan hiç bir işe yaramayan bir bez parcası olacaktır. Öyle yada böyle bu forma benim için cok ama çok değerlidir…

Türk Okçuluğu

Osmanlı döneminde okculuğa çok önem verilmiş. O kadar önem verilmiş ki Fetih sonrasında ilk namazın kılındığı yere okcular tekkesi kurulmuş.Öyle bir millet düşünün ki Okçuluk konusunda bilinen tüm rekorları alt, üst etmiş,  Tüm dünyayı bu konuda kendine hayran bırakmış. Türk yayı ve Türk okçusu zırh delebildiği için zamanın atom bombasını ellerinde bulunduruyorlarmış. Ateşli silahların keşfedilmesine rağmen bu savaş sanatımızı, spor dalı olarak devam ettirmiş okçuluk hobimizi bırakmamışız.  Hatta adına Okmeydanı, Nişantaşı gibi isim vermemize rağmen malesef günümüzde ata sporumuz unutulmaya yüz tutmuş. Düşünebiliyormusun koca ülkede Geleneksel Türk yayı, ata sporunu yapanların sayısı malesef 20-30 kişi ile sınırlı…

Geçerken önünden ezan sesinde

Bir inilti duydum cami eşiğinde.