Orada bir köy var uzakta

P1020699

O Köy  bizim köyümüzdür hesabı düştük yollara… Dedik bayramı Karadenizin hırcın eteklerin de mutlu mesut, sıcak bir şekil de  karşılayalım. İstanbul dan cıktığım gün ülke de grev varmış! 9.30 olan ucak saat 14:30 da kalktı. Bir de 8.30 da Havaalanında olduğumu düşünürsek?!  Kule duy bu sesi uçak kaldır ucur bizi diye höyküresim gelse de, hayatım bir an için Terminal filmine dönse de hakkımı helal ediyorum. Usturuplu oturmakdan başka bir çarem yoktu. Hem olmayıp da ne olacakdı! Sayın seyirciler cinnet geçiren yolcu,  uçağı kaçırıp kuleye çarptı diye başlayan haber bültenleri…

bolatli

Uçak da havale geçirenleri, sinir krizi geçirip ambulanslarla hastaneye tasınanlar arasına katılacak değildim. Yaşlı bir teyzenin genç bir cocukla atısırken, gerizekalı sis mi var havada salak diye serzenişi uçak için de herkesin kahkaha atmasına sebebiyet vermişdi. İlk defa Kışın Köye gidiyordum.  Üstelik Kurban bayramı vesile olmuştu. Bilirsin. Biz milletce tatili severiz. Daha önceleri on gün İstanbul da oturacağıma gitseymişim  tasıma, toprağıma, köyüme, barkıma… Hem değişiklik olurmuş. Uzun zamandır huzurlu, sessiz bir yer arıyordum. Vallahi çok güzel geçti. Bolcana dinlendim. Alllah’tan başka bir şey istesem olurmuydu acaba.  Kasım sonu gibi gittiğim için , orada saat 16:00 oldumu hayat bitiyor. Yapacağın bir şey yok. Köy hayatı. Cehennem gibi yanan bir sobanın basın da aile ile beraber gecen huzur ortamı. vallahi ne yalan söyleyeyim  ailem ile yaşamama rağmen bu kadar yan yana olmamısımdır. Büyük şehir, teknoloji, imkanların bolluğu  insanları birbirlerinden uzaklastırıyor.  GDO uymuş, stretmiş, trafikmiş, benzinmiş, doğalgazmış falan hikaye. Akşamları uzun sürdüğü için gün hemencecik bitiveriyor. Sobanın başında elin dekitap, yanın da çay ohh mis mis…  Ne stres var, ne de başka bir şey. Bir de yanın da sevdiğin olsa yumak hesabı… Kafan tamamen boşalıyor. Derdin, tasan varsa iyi muhakeme ediyorsun. Yanlısı, doğruyu kolay ayırt edebiliyorsun. Eeh biz de insanız dimi. Şarjımız bitiyor. Ara da şarj etmek lazım bünyeyi. Çıplak ayak çimenler de yürümek, temiz oksijen almak lazım.  Sabahları uyanıp tanyerine bakıp güneşin doğusunu izlemek, elinde Fotoğraf makinası sağı solu çekmek lazım. Aslında vucudu rolentiye almak lazım. Eşşeğe bu kadar yüklensen düşer bayılır. Nasipse bundan sonra sık, sık uzun metrajlı gideceğim.

Ordunun Dereleri

Muhtemelen Benzer Yazılar

2 Yorum Yapılmış

  1. 1

    bi dost
    3 Ara 2009 ~ 00:21

    ya ben de kışın köye gitmek istiyorum:( hiç gitmedim kışın.. inşallah Allah’ım inşallah amin.

  2. 2

    Onur
    19 Ara 2009 ~ 12:02

    Gerçekten Harika Görüntüler Ellerine Sağlık Teşekkürler

Yorum Yazın