Daha fazla saklayamazdım…
Daha fazla saklayamazdım…
Dün Recep İvediğin fragmanını izlerken dikkatimi çekti. Hatun bilgisayarda bir görüntü gösteriyor. İvedik aa bu benim babam diyor. İyi de bu adam senin baban olamaz ki bu bildiğin ilk insan! Nasıl diyeyim kıro işte. İvedik de benim babam da kıro zaten diyor. Bildiğim kadarıyla Kıro(kuro) lavuk, keko lafları kürt ler de Erkek, adam, kardeşe yakın kanka, anlamlarına geliyor. Düşünebiliyormusun adamın soyuna sopuna ulu orta hakaret ediyorsun. Argo da bir kere yapışmış. Tahmin yürütürsek zamanın da İstanbul, İzmir, Ankara gibi Büyük Şehirlere göç etmiş Doğulu İnsanımız kendi aralarında bu kelimeleri kullanarak iletişim kuruyorlardı. Biraz cahillik, biraz saflık yüzünden batılı halkın gözünde maskara durumana düşüp, bu kelimeler Türk’ler arasında alaycı, aşağılama anlamlarına kadar gelmiş bulunmakta. Ülkemiz de bir açılım sürecidir gidiyor. Yok açılım olmalı, yok olmamalı falan fıstık. Bir sürü kıl tüy. Dün Apo yu idamdan kurtaranlar şimdi asalım keselim diyor. Dünün Şeriatıcıları şimdi demokratik liberalci oluyor. İşte buna siyaset denir. Siyaset demek popi demek. Herkesin popisi de kendine.(Bknz) İşte bu yüzden belki de önce dilimize açılım yapmakla başlasak çok daha iyi olur. En azından bu tür argo kelimeleri Sinema, dizi gibi bir çok kesime hitap eden programlarda kullanılmasa daha iyi olur. Mesela İngilizler bana HİNDİ(TURKEY) diyor. Bu onların şerefsizliği. Halbuki benim ismimi taaa anasının örekesi zamanında İtalyan tacirler, tüccarlar koydu. Anadolunun Türkleştiğini görünce TÜRKİYE ve TÜRKMENYA dediler. Bu olay da buna benzer…