Eylül, 2009 Ayının Arşivi»

Ya Taksim de olsaydı

Geçtiğimiz bayram Rusya’ nın başkenti Moskova  sokaklarında 50 bin kişi bayram namazı kılmıştı.  Gecenler de Türk basınının haber niteliği olarak görmediği bir ilk yaşandı. ABD kongre binası önündeki çimenlik alanda 2 bin kişi cuma namazı kıldı.   Evet merak ediyorum. Bir gün onbinlerce insan! Taksim meydanında Cuma Namazı kılmak isterse ve kılarsa neler olur? Sadece hayal et. İğne atsan yere düşmüyor. Mahşeri bir kalabalık…  Batılı gibi; olaya çağdaş bakıp şaşkınlık içinde, vay anasını sayın seyirciler diyip, normal işimize gerimi döneriz  yoksa gerici, çığırtkan halimizle olur mu canım böyle şey ülke nereye gidiyor mu deriz?  Düşünmek bile istemiyorum.  Müslüman bir ülke olmamıza rağmen, sanki biz böyle bir şeye hazır değiliz… Bence biz kompleksli bir ülkeyiz. Psikolojik sorunlarımız var. Yıllardan bu yana kimlik çatısması yasıyoruz… Kendimizi hiç bir seye tam olarak yakıstıramıyoruz. Bana göre tek çözüm Komplekssiz bir TÜRKİYE‘ dir.”Her konuda”

Açık büfe

Aile bireyleri Karadeniz’ in hırcın eteklerinde süt, bal, yumurta falan fıstık yerken evin istanbul’ da kalan bireyi ne yer, ne içer düşünen yok. Dün Es-es le berabere kalınca haftaya biraz kırgın girsem de dedim Pazartesi! kendimi sevindirik yapayım. Haftaya zengin gireyim. Bünyeme mutluluk hormonları şey ettireyim. Bizim buralar da Açık Büfe hesabı zengin kahvaltı imkanı sunan lüküs bir restuarant var. Haa dedim. tam zamanı. Mekana girip, binbir çeşit kahvaltı ürünlerini gören ben kısa devre yapsam da, çabuk toparlanıp ondan, bundan, birazcık da şundan diye diye tabağımı ağzına kadar doldurdum. Bu işlemi üç kez yapıp, iki den fazla çay içmeyen ben 9-10 bardak çay içince bir utanma geldi dördüncüyü alma konusunda. Alamadım. Gönlüm istese de ayaklarım oha dedi. Aslında midemin kenarlarında biraz yer kalmıştı… Allah’ tan 10 liraydı. Hakkını verdim. Ya 20 olsaydı. Haa düşünemiyorum bile. Allah’ ım sana geliyorum…

Her tarafta SEN

9918_156161728456_612983456_2843505_5742706_n

Her tarafta SEN, her taraftar SEN

Şimdileri biraz eski plaklar gibiyiz…  Çizik çizik yüreğimiz gittiğinden beri… Hasretimiz büyüdü yıldızlar kadar, Tek gerçek aşkındı  GALATASARAY.  Gecen ay  bir iftar yemeğin de bulustuk ağabeyinle. Andık seni o gece benliğimiz de. Duydun mu bizi Alpaslan DİKMEN. Tüm YÜREĞİNLE. Fidan dikmen, bayrak dikmen, pankart dikmen, Her zaman bizlerleydin aslında Alpaslan DİKMEN. Bu pazar aşk’ını sen ile süslüyoruz. Duyuyormusun!  görüyormusun! sesimiz arşa yükseliyor Hissediyormusun??. Biz ne serseriyiz, ne holigan, ne de Lümpen, Gidişinle sen soktun bizi bu hale Alpaslan Dikmen! Seni rahat bırakmayız. Oradan üçlü çektirmeden. Bu aralar her tarafta sen, her taraftar sen. Bildiğin gibi değil, çok özledik seni Alpaslan DİKMEN…

Audio clip: Adobe Flash Player (version 9 or above) is required to play this audio clip. Download the latest version here. You also need to have JavaScript enabled in your browser.