Sigarasız gecen günler
Dumansız 7. ayıma doğru uygun adımlarla gidiyorum. 2008‘ in son dakikalarında bıraktığım sigara ile savaşım halen devam etmekte. Sen başlarsın, dayanmazsın kelimeleri arasında inişli cıkışlı bir grafik çizdim. Bir ara bu savaş da yenilecek gibi olmuş ikinci intifadayı başlatmıştım. Madem sigarayı bırakınca yemeye veriyor insan… O zaman yemek de yeme zihniyeti ile daha cekilmez bir hayat yasadım. Hayattan zevk almıyor duyguları baskın olduğu günler… Bir yandan kendimi üzgün, bitkin, halsiz hissettim anlar olmadı değil. Allah var. Bu zaman zarfı için de asla sigara komasına girmedim. Off sigaradan dolayı mutsuzum, huzursum duygusuna kapılmadım. Öyle yoğun hissetmedim. 2008‘ in son günü yılbasında işden erken cıkıp yatsı namazına Eyüp Sultana gittim.
Sigara konusunu gönül meclisime tasıdım. Bir ben bir de ”O” vardı. Ertesi gün bir şeyler olduğunu fark ettim. Yemekden sonra şalterlerim kapanıyordu. Düşünemiyor, sanki haplanmış gibi boş boş bakıyordum. Benim bir şey yapmam gerekiyor durusu sergiliyor ama yapacağım şeyi hemen idrak edemiyordum. Daha önce bıraktım lan seni diyip 2 saat sonra arabaya atlayıp benzincide soluğu alan bir insan evladı için bu bir mucizedir. O gün her ne olduysa ben bunu hissettim. Bunları yazıyorum çünkü kendimi motive ediyorum (: Bu arada arkadaş sigara leş gibi kokan bir şeymiş. Yani anlatılamaz bir şey. Bir ortam da olduğum zaman eve geldiğimde her şeyimi yıkamaya atıyorum. Bırak abartısız birde duş alıyorum. O derece rahatsız bir ”şey” Hele o hızlı hızlı içiyorsun ve bir odaya giriyorsun ya, Off Allah’ ım yani sen sanıyormusun ki kokmuyor. Koltuk altını suratıma yapıstırmıssın gibi bir his doğuyor insanın içine… Şaka yapmıyorum, abartmıyoruım. O derece (: Oruç tut. O gün sigara içen biriyle konuş. Anlarsın ne demek istediğimi…

