Padişah bir kandil tuttu, önümüde gördüm arkamıda.
Cumartesi gecesi Eyüp, fetih cafe de EyüpSultan’ lılarla geyik yapıyorduk. Cafe de, cafe mübarek siyaset meydanı gibiydi. Kravatlı tipler, ağır abiler podyum hesabı turluyordu. Masamıza muhtar adayından Eyüp MHP Belediye Başkan adayına kadar kim varsa oturuyordu. Ee secim genç, yaşlı dinlemez. Bir oy için gerekirse roma’ yı yakacaksın. Dedik yarın kandil. Bir şeyler yapalım. Yaptık da… Sabah 10′ da kalktık. İstanbul’ da cami, cami gezdik. Her vakit başka bir yerdeydik. Ne kadar da şanslıyım. Ecdadım gözümün önün’ de, gidebileceğim kadar yakında bulunuyorlar. Ya Fizan’ da olsaydım?! Kanuni Sultan Süleyman, Fatih Sultan Mehmet, Gazi Osman Paşa, Mimar Sinan ve Yurdumun bir çok yerinde şehit olmuş, tarihe damgasını vurmuş kişilerin türbelerine gidip bir fatih’a okumak nasıl bir duygu anlatamam.
O yüzden cok sanslıyım. Fatih Sultan Mehmet’ in türbesine girince yarım saat orada bağdaş kurup arkadaşla öyleeecene dalıp gittiğimizi kameraya cekseler yeridir valla… Hele ki Gazi Osman Paşa’ nın ve diğer paşaların bulunduğu mezar’ da gezerken tüylerim diken, diken olduğunu da unutamam. Neyse gün bitti. Akşam telefon çaldı. Zır zır efendim. Kandilin mübarek olsun. OooooO senin de olsun. Muhabet döndü dolastı bizde cocuklarla Fatih Sultan Mehmet’ in türbesine gittik dedim. Arkadaş dedi; aa öyle mi Fatih’in türbesi nerde ki?! Sonradan oda utandı, benim de içim cız etmişti. Cevap: Fatih camii… İşte malesef biz böyleyiz. Kanuni’ yi, Fatih’i, ecdadımızı, dilimizden düşürmeyiz. Önünden kırk kere geçer, içeri gidip de bir fatih’a okumayız. Acı ama gerçek…
Dip not: Kandil’ ler VI. Murat zamanın dan başlayıp II. selim’ in emri ile bu tür özel geceler, minarelerde kandil yakılarak halka duyurulup kutlanıldığı için kandil ismini almıştır. Günümüze kadar eksiksiz uygulanıp, resmen geleneğimiz olmuştur. O yüzden başlık ”Padişah bir kandil tuttu, önümüde gördüm arkamıda. ile başlıyor…
