Kaç yıl oldu saymamıştım KÖY’ den göçeli …10 yıl olmuş bak Barış abi sanki dün gibi… Adam olacak cocuklarındık hani… Sen koy verip gittiğinden beri bizi… Bak biz unutmadık seni… Çok özledik be abi. Unutursak seni, Allah davul yapsın bizi emi…
Ocak, 2009 Ayının Arşivi»
Yumuşak başlıyım ama uysal koyun değilim
İndir o elini, indir lan o eli. Babam babacım ben ettim sen etme Türk filimlerindeki repliklere benzeyip yarıldığım anın ta kendisidir. Bak peres sesin cok cıkıyor derken aklıma Yılmaz Güney’ in filmi geldi. (Bknz: şiddetle tavsiye ediyorum) Plajdaki cocukları nasıl öldürdüğünüzü çok iyi biliyorum, barbarlar demesini bir yüzyıl gecse unutmam artık… O değil de Gözlerin inanmadığı, kulakların hadi lan daha neler dedirtiği sıralarda tv lerde doğan medya’ sı yazarları cıkıp basbakan cok yoruldu, artık izne ayrılsa iyi olur, batıyla olan ilişkilerimize büyük zararlar verdi. Türkiye Cumhuriyetini kendi fevri hareketleri yüzünden bu denlicesine agresif tutumla sergilemesi düşündürücü, hamas terör örgütünü savunması utanç verici, böyle diplomasi mi olurmuş, sen li, benli konusması, Türkiye Cumhuriyeti Başbakanına yakısmıyormus gibi aptal aptal sözler edilince yuh ulan yuh diyesim geldi. Dedim ben mi olayları yanlıs algıladım yoksa koyu bir AK parti taraftarımıyım da olayları bu denlicesine mi anlıyorum?!
Kahrolsun israil yaşasın balili!
27 ocak 2009 tarihinde oynanan Galatasaray-Sivas macı sırasında israil vatandaşı olan, sivas’ ın forvet elemanı Balili gol attıkdan sonra, Kale arkası, eski acığın önünden it dalaşı yaparcasına Asker selam’ı çakarak geçince istenmeyen olaylar yaşanmıştır. Kendisine fiilen küfürler edilmiştir. Bu olayı kesinlikle tasvip etmediğim gibi, balilinin böyle bir dönemde Asker selam’ı cakarak gol sevincini yasamasınıda doğru bulmayıp, daha hafızalardan bile silinmemiş taze bir katliam’ ı nazire edermişcesine insanların tahrik olabileceğini idrak edebilmesi gerektiğine inanıyorum. Yıllardan beri bu ülkenin ekmeğini yiyen balili den gol sonrası Asker selam yerine, savaş karsıtı insancıl bir hareket beklerdim. Türk halkı’ nın birden olusturduğu bir reaksiyonu, Galatasaray taraftarı ırkcılık yapmıstır diye lanse etmek terbiyesizliğin daniskasıdır. Galatasaray spor kulübü asırlık bir çınardır. Bu cınarla beraber var olmuş milyonlarca taraftarı vardır. Bu taraftara dil uzatmak, etiket yapıstırmak kimsenin haddi olmadığı gibi gücü de yetmez… !
Şehit ailesine haciz şoku
Bu ancak Türkiye’ de olur. Sivasta 12 yıl önce bir operasyondan dönerken kullandığı araç takla atıp şehit olan askerin ailesinden zararı karsılamak amacıyla haciz bağlamak ya Türkiye’ de yada mars da olur kanımca… İşin komik tarafı Türk bayrağına sarılarak aileye paket hesabı teslim et. Ardından madalya, üstün hizmet belgesi yolla. En sonundada aile’ ye haciz yolla. Haa cok iyi valla. Asker’e gidenler bilir. Tüm taburu üstünüze zimmetlerler. Devlet kendini garantiye alır. Bana jeep bağladıklarında o yasımda bu olayın ne kadar sacma olduğunun farkına varmıştım. Babam bana araba vermezken, altıma arabayı cektiler. Tefeci gibi imzalattırdılar. Allah muhafaza arabaya bişi olmasın, bana olsun misali bir sorumluluğu bana tatdırdılar. Halbuki araçları erler değil, paralı askerler yani uzm cavuşlar kullanmalıdır. Unimog kullanan adam’a diyorum. Hacı sen sivilde ne kullanıyordun. Traktör. Bazıları para verip ehliyet aldırmış. Daha da kötüsü her gün titreye, titreye dua ederek araç kullananı gördüm. Adam araç sürebiliyor ama psikolojisi bunu kaldırmıyor. İşte böyle cocuklara koca koca aracları teslim et. Şöförlere gece 3-5 nöbeti yazdır” aslında yasaktır ama kim takıyor”. Sabahın 7 sinde göreve yolla. Geri dönüşlerde genelde yorgun olan şöförler takla atsın… Ailesine haciz yolla. Bravo ayakta alkıslıyorum. Ben bu zihniyeti seviyorum. Ha nede olsa analar ne mehmetcikler doğuruyor dimi!
Benjamin Button’un Tuhaf Hikayesi
[imdb]0421715[/imdb]
David fincher‘ in yönettiği Brad Pitt ve Cate Blanchett in oynadığı The curious case of Benjamin Button sıradışı hikayesi oscara aday olur mu bilemem ama bu filim çok hosuma gitti. Şaşırdığım nokta nasıl olduda altın küre ödülüne layık olmadığıdır. Hani bazı filimler vardır. Arkadasına, yakın dostuna anlatmak istediğin… Benjamin Button işte o kategoriye giriyor. Brad abimiz Benjamin ismiyle 1918 in bitiminde 86 yasındaki bir adamın fiziksel görünümüyle dünyaya gelir. Fiziksel gelişmesi 86 dan geriye doğru, herkes mersine giderken o tersine gitmektedir. Tabi sevgili senaristler aşk’sız olmayacağını bildikleri için Daisy adında genç ve güzel ablamızı bir huzur evinde, yaslı cocuk olan benjaminle tanıstırlar. Artık birbirlerine kavusmaları için ortalama 40 yıl geçmeliki ortalarda denk gelsinler. Filimde ilgimi çeken en önemli nokta, romanımsı sunuşuydu. Özellikle ülkemizin duygusal canları bu filmi kaçırmamalıdırlar. Yanlarında selpak getirmelerini tavsiye ediyorum.
Atilla olgaç’ın rum fantezisi
Atilla olgaç demiş ki; “Terhisime 1 gün kalmıştı. Tam o sırada Kıbrıs Barış Harekâtı oldu. Beni Mersin’den Kıbrıs’a gönderdiler. Savaşın en acımasızca ve en kanlı bölümünün sürdüğü temizleme harekâtında görev verdiler. Komutana ‘Yapamam, adam öldüremem, ben sanatçıyım’ dedim. ‘Burada sanat bitti. Burası gerçek hayat, savaş. Emir verdim mi öldüreceksin’ dedi. İlk öldürdüğüm çocuk 19 yaşında, esir düşmüş bir askerdi. Silahı yüzüne doğrulttuğumda yüzüme tükürdü. Alnından vurdum, öldü.” demişti.
“kıbrıs savasında 10 kisi öldürdüm, bu yuzden cok bunalım gecirdim, halen et yiyemiyorum, kan goremiyorum” demis olan kan govdeyi götüren kurtlar vadisi dizisi oyuncusu… Şaka gibi ya baktı yunanlılar saldırıyor anında geri vites yapan sözde delikanlı! İnsan bıyıklarından utanır. Madem bir laf ettin arkasında dur. Vurdum alnının ortasına çaktım. Çaktım çünkü savaşdaydım. Sizler kıbrıs da Türk halkını evlerinden, barklarından atmasaydınız onlara zulum yapmasaydınız. Ben de oraya gelmeyip alnınızın ortasına çakmayacaktım. Anında geri vites yapıp savaşın ne kadar kötü bir şey olduğunu anlatmak istemişdim. Bir senaryo çizdim. Dikkatleri cekmek istiyordum. Hay allah nasıl da oldu inandınız. Kuzum ben oyuncuyum. Ben kim rum’ u öldürmek kim… yolunu tercih ettin. Ya ağzından cıkan laflara dikkat ediceksin. Yaşına başına bakıp akıllı laflar edeceksin yada geri vites yapmayacaksın arkadasım. Noldu şimdi. Hem karizmayı çizdin. Rezil kepaze oldun. Hem de rumlar ve yunanlılar tarafından sözde savaş suclusu ilan edilip, insan hakları mahkemesine verildin. Senin basına gelen, bahtsız bedevinin basına gelmez emi…
Kemal Kılıçdaroğlu ve İstanbul üzerine
Güzel konuşan, aklı basında, ufak tefek, bıyıklarının altında munzur bakışları olan,Tunceli’ li, koyu alevi olan, CHP gurup başkan vekilidir. Elinde mistik dosyalarla gezip, değişim vaatlerinden bahseden, bir nevi obama’ yı akıllara getiren solcuların yeni mesihidir. Aslında bir nevi pop star gibi yıldızı parlıyor desem abartmış sayılmam. Benim merak ettiğim konu ise neden Baykal’ın Kılıçdaroğlu’ nu İstanbul dan aday göstermek istediğidir? Geleceğin CHP baskanı, bir sonraki genel secimlerde Baykal’ın koltuğunu bile sallaması muhtemel olan bir kişi neden kaybedeceği İstanbul Belediye secimine yollanır? Deniz Baykal gibi usta bir siyasetcinin koltuğumu bırakmam ben abi hesabına sayın Kılıcdaroğlunu İstanbul’ a aday göstermiştir. Kılıcdaroğlu’ nu İstanbul’un göbeğinde bıraksan kaybolur. İstanbullu” değil ve İstanbul’da yaşayan bir kişi değil. İstanbul’da yaşayanların ruh hallerini, beklentilerini bilmemesi doğaldır. Malum hayatı Ankara’ da geçmiş bir siyasetcimiz… Daha çok icraatcilikden ziyade denetcilik, müfettişlik görevlerinde bulunmuş bir kimsedir. İstanbul demek Türkiye demek. Şayet İstanbul’ u alırsa Genel secimlerde CHP 1 numaralı parti demekdir. Mantığı calıstırıp sunu demek gerek. CHP Türkiye’de 1. parti gelebilir mi? Benim şahşi görüşüm İstanbul belediyeciliğinde AK parti oldukca güçlü. Gücünün yanında zırh’ıda mevcut. Bunun en büyük nedenleri ilçe belediyelerin ne yaptığını bilmesi. İstanbul Belediye Başkanı olmak isteyen öncelikle ilçe Belediyeleri almak zorundadır. Önce şu sorulmalıdır. CHP’ nin istanbul da kaç tane belediyesi vardır ki, koca istanbul’ u nasıl alsın. Ben olsaydım Ankara ya aday gösterirdim. Malum Ankara ufak, tefek bir yer. Dengeler eşit olabilirdi. Tabi Deniz Baykal gibi kurt bir siyasetci neler düşünüyordur onuda Allah bilir !
Yemin töreninde gökyüzündeki garip görüntü
Ahada şurada demiştim ki: Ucan kuş uçmaz olmuş, yağmur yağmaz olmuş, hayat durmuş… Uzaylılara karsı top yekün verilebilecek savaşa karşı Obama Barak insanları gaza getirecek konusmasını, yapması bekleniyor.
Tencere kapagi gibi aletlerle gezmeyi marifet sanan,siyah, büyük, badem şeklinde camdan gözleri olan,genelde zeki oldukları düşünülen mal yaratıklar Obama’ nın kafasının üzerinde gezmişler. Şurada gördüğüm habere acıkcası pek şaşırmadım. CNN’ nin haber yaptığı, magazin olma ihtimali olmadığı, obama’ nın konusması öncesi kimine göre kuş, kimine göre ufo olan bu görüntüler. ABD’ de yeni bir tartısma yaratsada, ben dedim arkadaş. Bir bu eksikti. Sağda, solda ufolar da olmalı dedik. İlahi ”zaman” beni her konuda haklı cıkarmasan olmaz!
O sıkılan yumruklar!
Gecenlerde malumunuz tüm tv kanallarımız! canlı yayında verdiği ABD başkanı Barack Obama nın yemin törenini bilmem kaç bin km uzaktayken bile izleyiverdik. Yemin törenini izlerken bile sanki holivud yapımlı bir filim izliyor gibiydim. ABD başkanı tüm dünyaya sesleniyor. Afgan dağlarındaki mücahitler bile can kulağıyla obama barak’ını dinliyorlar.Ucan kuş uçmaz olmuş, yağmur yağmaz olmuş, hayat durmuş… Uzaylılara karsı top yekün verilebilecek savaşa karşı Obama Barak’ı insanları gaza getirecek konusmasını, yapması bekleniyor. Hani tv dedim ya, O misal adamların ”Hayatları Shov”.



