Sen hiç düşündünmü
Bir zamanlar burada madem öleceğiz neden yasıyoruz ki demistim. Farkındamısın bilmiyorum ama, her sabah dünya belli bir hızla sadece senin için dönüyor. Agaclar senin için oksijen üretiyor. Çicekler senin için acıyor. Dünya’ nın üçte ikisi, senin için sularla kaplı. Senin hayatını devam ettirmem için gelişiyor bütün bu hengame. Sen hiç biliyormusun, bu dünya’ da tek bir arı olmazsa hayatın bitebileceğini? Bütün bu oksijenin, tatdığın binbir ceşit gıdanın bir arı’ ya bağlı olduğunu? Merak mı ettin. Git araştır ”Google”
Düşün bakalım. Yüzyıl sonra ağaclar ve bazı hayvanlar dısında bildiğin her sey ölmüş olacak. Şu kelimeleri buraya yazdığım an, sen gelip bu yazıyı okuduğun anda yeni bir bebek doğsa bile, yuzyıl sonra ölmüş olacak. İnandığın, mücadele ettiğin bir çok sey yüzyıl sonra bir anlamı olmayacak. Yüzyıl sonra diyecekler ki; Bilim, ilim çok gelişti. Bundan Yüzyıl önce su fikirler vardı. Şu an oturduğun ev, belkide yuzyıl sonra olmayacak. Bir savaş sırasında yıkılmış olacak. Kimbilir belkide vergi verdiğin ülke olmayacak. 100 yıl geriye al. Türkiye Cumhuriyeti yok. Avucunun içine bak, muhtemelen 50 yıl sonra su an gördüğünü göremeyeceksin. Ben yuzyıl yaşayabileceğim diyebiliyormusun? yarın basına neler gelebileceğin konusunda bir kanıtın var mı? Muhtemelen yuzyıl sonra her seyin yerine yenisi gelecek. Oturduğun evde belkide baskası oturacak. Haa tüyler ürpertici… Bir düşün bakalım. Sar başa… İlkokul birinci sınıfa git. Annenin yanında okula attığın ilk adımı hatırla. Dün gibi dimi! Gözünü kapatıp hayal ettiğinde tebessüm ediyorsun. Dün gibi aklında. Halbuki üzerinden yıllar geçti.
Hiç düşündünmü bundan yüzyıl önce kredi kartı denilen bir şey olmadığı için, fatura denilen bir şeyde yoktu. Daha bir geriye sardığında işler daha da karmasık bir boyut alıyor.
Aslında sen cok basitsin hadi kabul et. 75 km olan bir yerde doğdun, yasıyorsun, ve öleceksin. Bu alanda okulunu okudun, aşk’ını yasadın. Sevincini, üzüntünü 75 km etrafında tatdın. İletişim çağında olmana rağmen, her yerde telefon direklerinin bulunmasına rağmen, İnsanlardan cok uzaksın. En büyük kanıtı ben! Beni tanıyormusun? Halbuki dünyanın cevresi 40.075 km. Sen sadece 75 den ibaretsin. Sen bir hiç’sin. BUgün varsın yarın yoksun.
Ben de dail insanoğlu çok garip. Hani yarın olmayacağını biliyorsun. Basına; sonunda ne geleceğini cok iyi biliyorsun. Gel gelelim hiç panik yapmıyorsun. Burası cok tuhaf dimi. Bunda bir keramet var. Keramet var çünkü: Beynin, mantığın bir yere kadar algılayabiliyor. sanki birileri bir çizgi çekmiş. Ne bir adım geri, ne bir adım ileri gidebiliyorsun. Düşündüğünde rahatsız oluyorsun. Çünkü hiç bir şey düşünemiyorsun. Haa şaka gibi, halbuki kafayı yemen lazım… Bak mesela hep basa sar dedim. Yaşadığımız tarih denilen dönenceyi en başa sar şimdi .Dımağın durdu dimi. Şimdi en sona sar. Yine dımağın durdu. En iyisi sen yerinde sar. En güzeli bu olsada, bence sen bir düşün. Madem öleceğiz, neden yaşıyoruz ki? Bunun bir cevabı var. Onu da sen iyi biliyorsun…
