DeliName ailesi olarak Barack Obama’ yı desteklediğimizi alenen acıklıyoruz. Bu kararı almadan önce cok düşündüm. Lan kimi desteklesem acaba diye gözüme uyku girmedi. Yemek yiyemez oldum. Düşündüm, tasındım, tatlı, tatlı kaşındım ve bir sonuca vardım. Evet Barack Obama adayımdır. Bu kararı secerken tamamen duygusal davrandım. Bir yanda John McCain diğer tarafta Barack Obama… En mantıklı kararı aldığımı düşünüyorum. Nede olsa ilerleyen yıllarda ikisinede gıcık olacaz. O yüzden ağza en yakın argo kelimeler ona yakısacağını umuyorum. Hayırlara vesile olsun J.W.Buşh tan sonra Barack Obama neden olmasın…
Ekim, 2008 Ayının Arşivi»
Yaklaşan ABD secimleri
Bana dokunmayan yılan bin yıl yaşaşın mıdır bu özgürlük denilen kavram
Hani blogspot kapandı ya, şimdi etrafta bir sürü gremlinler gibi özgürlük cılgınları türedi. O cılgınlar kendilerini biliyor. Vay efendim sansürlendik. Bu cağda böyle zihniyet olurmuymuş. Zorla dediklerini yaptırıyolarmış. İstediğimiz gibi hareket edemeyecekmiymişiz bıdı bıdısı… Nasıl kötü bir duygu dimi?! Özgürlüğünün elinden alınması! Zorla illaki benim dediğim olacak baskısı! Sevdiğin, inandığın bir olayda tanımadığın bir güç dur bakalım demesi! Zoruna gitti dimi özeline girilmesi. Hadi itiraf et. Sinirinden ağlayacak gibi oldun. Etmediğin küfür kalmadı. Bugüne kadar yaptıklarınamı yanasın, yoksa yapacaklarınamı… Peki pes ediyormusun. Etmem yılmam diyorsunuz uğrunda emek verdiğin bir olay için bir keçi gibi diki dikine gidiyorsun. İllegal yolları denemeye calısıyorsun. Şaka gibi dimi. Mantığın almıyor. Bir grup kişinin yaptığı bir şey yüzünden sizlerinde mimlenmesi. Hepinizin aynı kategoride olması. Halbuki sen dürüstsün dimi? Kaliteli birisin. Bu dünyada bende varım diyorsun. Birisi geliyor özeline comak sokuyor. Ne kadar kötü bir duygu dimi…
Şimdi bir düşün bakalım. Sırf okumak için bin bir türlü tilkilikler yapan kızlarımızı. İnandığı uğrunda bir çok emek verdiği bir konu yüzünden 2. plana itildiğini. Bu zamanda İnsanların dış görünüşüyle yargılanıldığı bir olayı düşün, Okumak için gittiği okulunda yan gözle bakıldığını… Kapıdan girerken peruk, sapka ertesi gün acaba ne yapacam diyişini. Peki bu 20 yasındaki kişilerin kendilerine olan güvenleri? Hep baskaları onlar adına konusuyor… Onlarında içinde kaliteli olanları var. Onlarda senin hissetiklerini her gün yasıyorlar. Ha ne dersin bu duruma özgürlük sadece sana mı? Özgür sadece bir isim mi? Bana dokunmayan yılan bin yaşasın hesabı mı? Evet merak ediyorum…



